Üniversiteye Gideceklere Öneriler

0
64

Üniversiteye gideceklere öneriler, üniversite için tavsiyeler sizin için oldukça önemli çünkü keşke bana biri bana bunlardan bahsetseydi diyeceğiniz bilgiler vereceğim umarım beğenirsiniz. Uzun bir makale olacak bence çayınızı kahvenizi alın derim.

1. Hedefsiz Yaşama

Haftalık, aylık, yıllık hatta 10 yıllık planların olsun. Evrende boşluk yoktur arkadaşlar, eğer sen kendine hedef koymazsan… çevren sana hedef koyar. Hedefsizlerin hedefide ortalama olmaktır. Herkez gibi olan, sıradan ve kullanılan şimdi bir antreman yapalım mı…? Sana 3 gün veriyorum bu 3 gün boyunca hayatını 102 kitap, defter ve kalem ile geçireceksin, tabi biraz çay ve kahve kimseyle görüşme, birşeyle ilgilenme eğer buna hazırsan o kitap da doğru cümleyi okuyup hayatını değiştireceksin.

Ve eğer buna hazırsan o sayfaya hayatını değiştirecek o cümleyi yazacaksın. Kendine günlük, haftalık, yıllık planlar yap. Bunu yapan ile yapmayan arasındaki fark 50 yılda kapanmaz arkadaşlar. Bunu yaparsan hayat sınavını kazanırsın, yapmazsan herkez gibi olursun.

2. Kütüphanelerin Tadını Çıkar

Umarım büyük bir kütüphanesi olan bir üniversite kazanırsın. Çünkü, bence üniversiteyi üniversite yapan şey… sahip olduğu kütüphanenin büyüklüğü, kapsamı ve kalitesidir. İstanbul teknik üniversitesini kazandığımda kampüsümüzde çok büyük bir kütüphane vardı görmeniz gerek 24 saat açık bir kütüphane kültürünüz olsun. Dünyanın en güzel alışkanlığıdır bence kütüphanede vakit geçirmek.

3. Derslerde Birşey Öğreneceğini Sanma

Bakın her genç üniversiteye gitene kadar yıllarca edebiyat, türkçe dersleri almıştır ama biz ne deriz, gençler kitap okumuyor. Yıllarca beden dersi almışızdır ama ne deriz, halkımız spor yapmıyor. Yıllarca ingilizce öğrenmişizdir ama ne deriz, gençler inhilizce konuşamıyor. Çünkü, mevcut sistem dersi derste öğretmeye çalışır. Ortalama bir türk genci okumaya değil at yarışındaki atlar gibi koşturmaya alışmış. Tek amacı hedefindeki sınavı kazanmaktır.

Ne kitap okuması, ne kendini geliştirmesi, ne kültürlüğü sosyal kültürlü becerisi olması. Ailelerimizin sosyal statülerinin koltuklarını kabartan at yarışlarıydık adeta. Şimdiye kadar öyleydik ama üniversite farklı artık bunu unutun. Üniversite hayatınızda kendinizi geliştirme şansına en çok sahip olacağınız yerdir.

Ama bu şans sınıfta, tahtanın önünde, amfilerde değil ders dışında duruşunuzda gizli olacak. Sakın 4 yıl boyunca sadece not kasa SV’sine anlamını biriktiren sertifikalar biriktiren birisine dönüşmeyin. Mezun olduğunuz da karakterinizin etkisi SV’nizin etkisinden çok daha fazla olacak.

Derslerde hoca gelip işini %1’ine anlatıp gidecek. Geri kalan %99`u size kalacak. Kendinizi “çoğu akşam olsada gitsek diyen akademisyenlerin anlattıklarına ve sınav tehtitlerine mahkum etmeyin” sakın. Benim zamanım da üniversite sınavının adı ÖSS idi ve 90 sözel, 90 sayısal soru vardı.

Sayısal da 12 soruluk biyoloji kısmını saymazsak bütün sayısalı doğru cevaplamıştım. Ama sözel kısmını batırdığım için ilk 1000 derecesini kaçırmıştım. Ama şuan “yazarım” neden biliyormusunuzun. Çünkü, ÖSS’deki sözel insanın zekasını değil, sözel ezberini ölçüyor.

Ben size o sınavlardaki ezberleri sevmediğiniz için sözel de çok başarılı olamamıştım ama çok daha fazla değerlere sahip oldum. Dolayısıyla derslerde bana ezberletilmeye çalışanlara bağlı kalmama rağmen kendimi geliştirmem ile birlikte; karakterimin kazandığı o özellikler hayatta bana çok daha güzel şeyler verdi.

4. Kulüpler

Her üniversitede onlarca öğrenci kulübü var. Bunlardan bazıları eğiliminize yönelik kulüplerdir. Eğer üniversiteden hiç bir kulübe dokunmadan sadece derslere girip çıkarak mezun olursanız. Kendinizi gerçekten üniversite okuyor değil, bir derhaneye gidip bitirmiş gibi hissedeceksiniz.

Üniversite de geçirdiğiniz yaşlar tam böyle karekterin olduğu yaşlar olduğu için, bu yaşlarda sorumluluk almazsanız, tek derdiniz sınıfa gidip yoklama vermek olursa, karakteri tam oturmamış, topluluk önünde konuşamayan, plan yapamayan, organize olamayan, mutlu  olmasını mutlu etmesini bilemeyen biri olur çıkarsınız. Mezun oluncada ortada penguen gibi gezersiniz. Sözün özü; insan geliştirme labaratuvarı olan öğrenci kulüplerini sakın ihmal etmeyin.

5. Müşteri Değil Öğrencisin

Eylül ayı hem okulların başladığını gösteren aydır. Hemde üniversiteye girme yaşı olan 17, 18, 19 yaşları hedeflediği firmaların alkol, sigara, giyim ve diğer tüm firmaların av sezonunun açıldığı aydır. Bu dediklerimin hepsini yaşayacaksın, göreceksin hepsi seni tavlamaya çalışacak.

Üniversitede hayatında görmediğin reklamlarla karşılaşacaksın, kampüs de daha önce görmediğin çeşit sigara paketlerinin fısıltı gazete metodu ile satılmaya çalışıldığını göreceksin, giydiği kostümle 1.80`lik dev sakız kutusuna dönüşen kampüsünüzün içinde gezen animatörler goreceksin, dev gözlük kostümü giyenleri göreceksin, festivallerde sana ikram edilmek için hazırlanmış milyonlarca yeşil karton bardak göreceksin hepsi seni tavlamak için neden biliyor musun? Çünkü, 18 yaşında tavlanan bir genç muhtemelen 80 yaşında ölene kadar 40 bin paket sigara, 4 bin alkol, bin paket şeker ve sakız tüketir.

Sana şirin gözükmeye çalışan sana hediyeler veren sana jestler veren bu firmalar için; 62 yıllık bir denekten bir müşteriden, bir avdan başka hiç birşey ifade etmiyorsun. En azından bir markanın pazar payını arttırmasını düşündüğü kadar kdndini düşün, kendine vakit ayır olur mu.?

6. Düzenli Kitap Oku

Akıllı bir insan bu hayatta yaptığı hatalardan ders alır. Ama daha akıllı bir insan bu hayatta başkalarının yaptığı hatalardan ders alır. Şimdi size keyifli bir ödev veriyim. Hani derler ya hiç kitap okuyan ile okumayan bir olurmu diye bu kılışeden yola çıkarak, kitap okuyan toplumlarla, okumayan toplumların sanayisini, bilimini, teknolojisini, eğitimini, adaletini, dürüstlüğünü yani gelişmişliğini ifade eden bütün kalemleri çıkartın bir sağa bir sola kitap okuyan toplumla kitap okumayan toplumları karşılaştırın bunu yaptığınız da göreceğiniz şey şu olacak; hiç bunları karşılaştırmaya gerek yok.

Kitap okuma oranı diğer tüm özelliklerin özetidir. Çünkü kitap okumak sadece kitap okuma hızınızı arttırmaz. Hayvandan insana olan yatkınlığınızı arttırır. İnsanlar arasındaki düşünebilme zeka, analitik, karar verme, muhakebe bunların hepsinin yüksekliği proltallobun gelişmesi ile alakalıdır. Hayvanlar arasında da proltallobun gelişmesi o türün diğerleri arasında ki zeka seviyesini belirler.

Bir sır; Kitap oku, çevrendekiler arasında bir üst versiyon ol.

7. Ortamların Geçici Çekiciliği

Üniversitedeyken çokca havalı böyle tipler göreceksiniz. İçinizden bir ses o ortamlarda bulunmanın çok havalı olduğunu anlatacak size emin olun ki, o yaşlarını sadece eğlence ile, sadece ortamlara akmayla, goygoy ile karşı cinsine güzel gözükmeyle geçiren insanlar. Mezun olduklarında öyle büyük bir boşluğun içine düşüyorlar ki, o güzel yaşlarınızla büyük hatalar yapmaktan kaçının.

Ortamınızı hep kaliteli olanlardan seçin, bir şeyin anlık çekici olması sonsuz bir zamanda ki, ana amacınıza zarar vermemeli. Kendini kalabalığa kaptırma özgün ol, güzel kal, tüketilmene izin verme.

8. Yurt Dışına Git Yada Yabancı Bir Arkadaş Edin.

İnsan insandan öğrenir, insan insanı açar. Bazı şeyler zamanla gelişir ama bazı şeyler bir anda sıçratır. Yabancı biriyle iletişim halinde olmak size kısa sürede çok şey öğretir.

Üniversite de 4 yıl okuyup kendi coğrafyan dışında kimseyle iletişim haline gelmezsen yada kendi coğrafyan dışına hiç çıkmamışsan bence bu büyük bir kayıptır. Farklı bir bakış açısına sahip olmak için kendi coğrafyanın dışında yetişmiş bir insanla irtibat halinde olman lazım.

Ondan öğreneceğin o kadar çok şey var ki ve gününüz de hemen hemen her üniversite de yurt dışına çıkabileceği çok fazla değişim programları var.

Bunlardan birini değerlendirebilirsin. Bu sende ciddi sıçrama yapacaktır. Ama sıçrama yapacam diyede elini, kolunu, gözünü, ruhunu sakın incitiyim deme sakın hata yapma.

9. Sevdiğin Derslere Gir

Bu muhtemelen bir yerde duymadığınız bir öneri olacak. Bunu çok yoğun yapmış direk işin mutfağından yazıyorum sana. Kendi programında dersler var haftalık tamam onlara gireceksin ama; diğer fakülteler de yada senin bölümünde girmediğin o kadar önemli bilgilerin dolandığı o kadar güzel düşüncelerin geçtiği dersler vardır ki, bunlara gönüllü olarak gir.

Bunu sana kimse söylemez. Hocalar bunu söylemez sen yap boşver bunların sana ne katacağını zamanla ve üniversiteden sonra anlayacaksın.

Genel olarak da böyle çalışmayla dersler ile motivasyon ile sorunlar yaşıyorsanız web sayfamızın kategoriler kısmından ihtiyacınız olan bir çok makale bulabilirsiniz.

10. Çalış Harçlığını Çıkar

Durumun olsada olmasada çalışmanı öneririm. Mesleğin ile ilgili olması tabi güzel olur. Ama bulamazsan da mutlaka o yaşlarda çalışmanın çok faydası olur. Sorumluluğunu biliyorsun, zaman planlamanı yapabiliyorsun, doğru şekilde para harcama eğilimin artar, burslardan yada aileden gelen parayla kendi kazandığın parayı harcamanın farkını görmüş olursun, insanlarla iletişimini gelişmiştir olursun, özgüvenini arttırmış olursun, idareli para kazanmayı öğrenirsin bu gibi kişisel gelişimlerin dışında bir aileye tamamen yük olmak var, biraz var, hiç olmamak var.

11. Faydalı İşler Yap

Bunu yapmadan arkadaşlar üniversiteyi bitirmeyin. Bir insanın değeri insanlara faydalı olduğu ölçüde vardır diye düşünüyorum. Dünyada yardım etmemiz gereken ulaşmamız gereken maddi manevi o kadar çok insan var ki, tüm bunları görmezden gelirsek sadece kendimizi düşünürsek manevi meseleleri gören gözler tıkanır.

Duygusuz, anlayışsız, narsist bir insan olur çıkarız. Birde yaşınız ilerlediğinde anne baba olduğunuz da, inanın üniversite hayatınıza dair anlatacak bir şeyler düşündüğünüz de, aklınıza hep o yardım yaptığınız düşünceler gelecek, maddi manevi yardımlar, size neler kattığını anlatacaksınız.

Formüller, tanımlar, cevaplar aklınızdan uçup gidecek. En güzel anlarınız bu projelerin içinde ki anlarınız olacak. Umarım beğendiniz böyle 11 maddelik farkındalık oluşturmak istedim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here