Farkında Olmanın Eğitimi

0
37

İnsanlığa Bir Adım Yaklaş (Farkındalık)

Normal bir insanın hayatının 4 yılını cep telefonuna bakarak geçirdiğini biliyor muydunuz? Biraz garip, değil mi? Şu dokunduğumuz ekranların aramıza giriyor olması dolu şu Dünya’da çok da garip değil. Çok fazla “ben” çok fazla özçekim değil mi?

Teknoloji, bizi hiç olmadığı kadar bencilleştirdi ve uzaklaştırdı. Çünkü bizi bağlayacağını beklerken, hiçte buna yaramadı. Ve diyeceğim o ki Mr. Zuckerberg kusura bakmayın ama Facebook`u ve sosyalleşmeyi aynı kefeye koyamazsınız.

Çünkü ağzına kadar dolu bir arkadaş listemiz olsa da, çoğumuz arkadaşsız, yalnızız. Çünkü arkadaşlarımız, telefonlarımızın ekranlarındaki kırıklardan daha kötü durumda. Kişisel değerimizi evde, bilgisayarın başında oturup, takipçi ve beğeni sayılarına bakarak ölçüyoruz.

Bizi gerçekten sevenleri göz ardı ediyoruz. Bizi gerçekten sarılabilecek biriyle konuşmaktansa, ona sinir dolu bir gönderi paylaşırmışız gibi geliyor. Rahatsız mı ediyorum? Sen söyle? Çünkü geçen gün bir arkadaşıma “yüz yüze” buluşalım dedim.

“Olur.” “Ne zaman Skype yapmak istiyorsun?”, dedi. “İnanmıyorum ciddi misin?” Diyerek cevap verdim. Ve dedim ki, ben ne olacağım? Kısaltmasız bir konuşma yapabilecek kadar sabrım yok mu? Medyanın ele geçirdiği bir dönemdeyiz.

Konuşmalar, snapleşmelere döndü. Haberler 140 yazı karakteri oldu. Videolar hızlı çekim, 6 saniye oldu. Ve sen neden arkadaş eklemenin telefonlarımızdaki internetten daha hızlı olduğunu mu merak ediyorsun? O zaman iyi oku!

Araştırmalar ortalama bir insanın dikkat suresinin, bir akvaryum balığında olduğundan 1 saniye daha kısa olduğunu gösteriyor. Yani eğer bu makaleyi okuyunca rahatsız olup, kapatacak insanlar istediyseniz, tebrikler! Son sözlerimi söylüyorum.

Evet seçeneğiniz var. Ama bu, dostlarım ha deyince düzeltebileceğimiz bir şey değil. Kendimiz yapmalıyız. Ya kontrol ederiz ya da kontrol ediliriz. Bir karar verin, benim kararım mı? Artık önemli bir anı telefonuma kaydetmekle uğraşarak o anı mahfetmeyeceğim, bakım geçeceğim. Yediğim yemeklerin fotoğrafını çekmek istemiyorum artık. Yiyip geçeceğim. Yeni uygulamayı, yeni güncellemeyi ya da yeni arayüzü istemiyorum.

Ve ne var yani eski bir fotoğrafı paylaşmak istiyorsam? Kim söylüyor perşembeye kadar beklemek zorunda olduğumu? Kibrin kol gezdiği törende yer almaktan ve kabullenilmiş dijital insanlardan bıktım. Bana ne dersen de ama şarjımız az kaldığında mutlu olduğumuz bir dünya hayal ediyorum.

Çünkü bu, insanlığa bir “tık” daha yakınız demek olacak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here