Ertelemeden Nasıl Vazgeçerim

0
38

Erteleme nelerden kaynaklandığını yazıp daha sonrasında da çözümünü açıklayacağım umarım severek okursun ayrıca bunu paylaşmayı ve yorum yaparsan çok mutlu olurum o zaman lafı uzatmadan konuya geçiyorum.

Peki biz olayları yapılacak şeyleri hedeflerimizi neden erteliyoruz. Bunun biraz da insan psikolojisine bakalım istesim en azından seninde kafanda bir şeyler oturmuş olur.

İnsan doğasında olan şey, hazza doğru gitmek ama zorluktan kaçmak olduğu için eğer, bizim için hedefimiz zor, sıkıcı, rahatsız edici tanımlandıysa, bizim bundan kaçma olasılığımız oldukça yüksek. Yani bunu sadece sen yapmıyorsun.

Bu bütün insanların doğasında olan birşey dolayısıyla ilk önce bunu bilmeni istiyorum. Diğer yandan peki biz bunları nasıl değiştirebiliriz. Aslında bu metnin en temelinde sana şunu söyleyebilirim. Hedeflerimizi, amaçlarımızı gerçekten bize zevk verecek şekilde, dizayn etmeli veya düşüncelerimizi o şekilde şekillendirmeyi öğrenmemiz gerekiyor.

Özeti bu metnin sonuna doğru bunun inceliklerini yazacağım saten. Araştırmacılara göre olayları erteleyen insanlar farklı kategoriye ayrılmış hem bunları anlarsak dah sonrasında çözüme gitmek bizim için çok daha rahat olur. Birinci kategorinde ki insanlar hedeflerini oldukça fazla erteleyen ve son anda da böyle hepsini yapan yada yapmaya çalışan kişiler diyebiliriz.

Aslında bu tarz insanlar gizliden gizliye. Bu süreçten zevk alan insanlar olabiliyorlar. Aslında bir insan bundan nasıl zevk alır. Bunların hepsini konuşmamız lazım. Bu metine sığmayacak birşey, bu kişiden kişiye değişebilen bir durum diyebiliriz.

Eğer öyle birşey hissediyorsan belki de bir piskologa gidip destek almayı deneyebilirsin. Çünkü bu biraz daha kendimizi analiz edip neye ne anlam yüklediğimiz ile alakalı olan birşey diyebilirim.

İkinci kategoride ki insanlarda, başarı yada başarısızlıktan korkan insanlar diyebiliriz. Aslında bu tarz insanlar daha çok başkaları be der diye düşünüp adım atmayan insanlar olabiliyor. Yada bazen kendi içimizde o kadar yüksek bir eleştirel ses oluyor ki, kendi içimizde ki ses bile buna başlı başına yetebiliyor.

Bugün başlarım, yarın başlarız diyoruz, ya yapamazsam, ya olmazsa, ya istediğim okula gidemezsem ya istediğim işte kalamazsam, ya sponsorluk alamazsam, ya istediğim yüksek lisansı veya üniversiteyi kazanamazsam diyoruz. Aslında bu tarz inançlar oluşturduğumuz zaman da hemen sonrasında, bütün zincir saten beraberinde geliyor.

Ne oluyor, ilk önce inanç oluşturuyoruz. Ben yapamam, ya olmazsa, düşüncesi var. Daha sonrasında da tam da bunu destekleyecek seçimler de bulunuyoruz. Mesela, tembellik ediyoruz çalışmalarımıza bir türlü başlamıyoruz. Çünkü, öyle bir inancımız oluyor ki, bizi adeta durduyor. Yani aslında kendi oluşturduğumuz inancımızı yine kendi davranışlarımızla beraber destekliyoruz.

Daha sonrasında ne oluyor, çalışmadığımızdan dolayı kendimize kızmaya başlıyoruz. Neden yapamadın, hep yapamıyorsun zaten, hep böyle erteliyorsun zaten böyle kendimize gerçekten çok da anlayışsız bir şekilde, şefkaten oldukça uzak bir şekilde davranıyoruz ve en sonunda sonuç olarak da çalışmamış oluyoruz.

Yani kendimize tam olarak böyle bir denge oluşturuyoruz ve kendi oluşturduğumuz inancı kendimize zemin hazırlayıp, öyle seçimler yapıp, sonucunuda kendimiz oluşturmuş oluyoruz.

Sorumluluk Almayan İnsanların

Bu kategoride ise, daha çok sorumluluk almayan, istediğine karar veremeyen insanlar oluyor. Aslında bu tarz insanlarında tabiki toplamda almış olduğu sorumluluk seviyesini bir kaçlık arttırmalar gerekiyor olabilir. İlk önce kendilerine bunu söylerlerse, en azından kendilerinde bilinçli olarak biraz daha fazla sorumluluk almaya başlayacaklardır.

Karar veremeyen insanlar dedik ya, buda aslında oldukça önemli çünkü, bir insan ne istediğini bilmiyorsa kendisinide tam olarak tanımıyor demektir. Eğer sende bu durumda isen yine aynı şekilde kendini keşfetmekle alakalı böyle bir serüvene girip bir terapistten destek alabilirsin.

Öneriler

Şimdi hızlıca öneri kısmına geçelim. Birinci olarak; çevre koşullarımızı değiştirmemiz lazım. Eğer gerçekten çok sıkıcı bir yerde çalıştığını düşünüyorsan. O zaman çalışma ortamını biraz daha renklendirmenin vakti gelmiş olabilir. Yada seni o moda sokan şeyler neler,? Müzik dinlemek mi,? Güzel bir parfüm sıkmak mı,? Hazırlanmak mı? Yani sana ne yarıyorsa, hangi ortamlar, hangi koşullar seni daha iyi hissettirecekse onları biraz daha algına açıp farketmen lazım.

Farkkettikten sonrasında da bütün bu sana ihtiyacın olan, sana yarayan şeyleri önemli ki, bu süreci biraz daha haz alma sürecine dönüştürebilelim.

Olayları, Hedefleri Ufak Parçalara Bölün

Şimdi biz birden büyük bir hedefi bir hamlede yapmaya çalışırsak aslında hiç birşey yapamayız. Değil mi? Yani birden kocaman bir pastayı yemek gibi düşün, koca bir yemeği yemek gibi düşün ama biz ne yapıyoruz hepsini birden ağıza sokmak yerine kaşıkla, çatalla yiyoruz değil mi? Aynı şekilde düşün.

Hedeflerimize giden yolda bundan daha değişik değil, hedefin ne kadar büyük olursa olsun onu sen yeterince ufak parçalara bölersen her zaman başarabileceğini düşünüyorum. Birden zemin kattan 10`uncu basamağa atlamaya çalışmayacaz. Belki zaman diliminide parçalara bölebilirsin.

Eğer senin için uygunsa, 15 dakikalık periyotlar halinde çalışın. Şimdi sen 15 dakika çalışacağım dediğin zaman, zaten çoğu insan 15 dakikadan biraz daha fazla çalışabiliyor. Yani istatistikler bunu gösteriyor. Eğer gerçekten sadece 15 dakika çalışabiliyorsan 15 dakika çalışırsın sonra 15 dekika mola şeklinde devamlı çalışırsan da, hedeflerine çok daha hızlı bir şekilde ulaşabilirsin.

Net Hedefler Koymak

Oldukça önemli, neden diyeceksin. Şimdi sen kendine ingilizce çalışacağım dediğin zaman, beyinden adeta şunu söylüyorsun; A`dan, Z`ye ingilizce çalışacam ve öğrenecem gibi, ama aslında bu ped de mantıklı değil. Biz ne kadar spesifik olursak o kadar iyi olur.

Mesela ingilizce çalışmak ise eğer konu, x kitabının 15’inci sayfada ki x testini çalışacağım bunu bitireceğim tarzında kendine söylersen çok daha net birşey kafanda olduğundan dolayı onu çok daha hızlı bir şekilde yapabilirsin.

En Zoru İle Başlayın

Gidip en zorunu en sona bırakırsak zaten uzun zamandır çalıştığımdan dolayı, artık motivasyonumuz da pek kalmayabilir. Dolayısıyla en zorunu hiçte yapamayabiliriz. Buda mitivasyonumuzu kırabilir ama biz motivasyonumuz en fazlayken, enerjimiz yüksekken en zorunu başarırsak, onu bitirdiğimiz zaman çok daha rahat hissederiz. Dolayısıyla böyle düşünürsen senin için çok daha rahat olur.

Çevrendeki İnsanları Seç Yada Değiştir

Şimdi eğer çevrende sürekli, böyle seni aşağıya çeken, enerjini alan herşeyi erteleyen bir yapıya sahiplerse sende onlara benzeyeceğinden dolayı, sende herşeyi erteleme durumuna geçebilirsin. Eğer bunu istemiyorsak her ne kadar bizim ilk bastar canımızı sıksa da bu durum, arkadaş çevremizi değiştirmemiz bizi uzun soluklu çok daha verimli, çok daha kendimizi tanımak ve keşfetmek açısından, hedeflerimize ulaşmamız açısından yararlı olacaktır diye düşünüyorum.

O yüzden çevrende daha çok harekete geçebilen biraz daha böyle motivasyonunu, enerjini arttıran insanlar olmasına lütfen dikkat et.

Bu gibi sorularınız olursa yorum yapabilirsiniz tüm yorumları okuyorum size yardımcı olmaktan gurur duyarım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here